30 Kasım 2016 Çarşamba

Riekerink'le Olmaz...

   Ziraat Türkiye Kupası’nın özellikle grup aşaması, son yıllarda büyük takımların lig genelinde fazla forma şansı bulamayan oyuncularına şans verme kulvarı olarak görülmeye başlandı. Ki doğrusu da bu zaten. Uzun maratonda hem as oyuncuları dinlendirmek, hem de lig maçlarında fazla süre alamayan oyuncuların son durumlarını görmek adına mantıklı bir hareket bu.

27 Kasım 2016 Pazar

Hayat Öpücüğü

  Son 2 karşılaşmada alınan 2 mağlubiyet, oldukça iyi başladığımız sezonda moral olarak bir anda dibe vurmamıza neden oldu şüphesiz. Tabi bunun yanında puan farkının da yavaş yavaş açılmaya başlaması, ister istemez ‘’Acaba bu sezonda mı yarışa erken havlu atıyoruz?’’ düşüncesine bürüdü hepimizi. Dolayısıyla Bursaspor karşılaşması hayati önem taşır hale gelmişti takımımız için.

21 Kasım 2016 Pazartesi

Artık ''Riekerink Bye'' Deme Vakti!

  Konu her ne olursa olsun,  hayatta hiçbir zaman olmazı oldurmaya çalışmamak gerekir. Sonunda kaybettiğinizle, üzüldüğünüzle kalırsınız çünkü.  Bazı doğrular vardır, uygulanması çok basit. Ama kimileri o doğruları bir türlü göremezler. Ya da görmek istemezler. Misal, bu sezon başında Galatasaray Yönetimi’nin Riekerink’in bu takımı yönetebilecek bilgiye, kapasiteye ve  de seviyeye sahip olmadığı gerçeğini görmek istememesi gibi…

5 Kasım 2016 Cumartesi

''Riekerink Bey'' Efsanesi!

 Geçtiğimiz sezonun son bölümünden itibaren hep tek bir nokta üzerinde durdum. 2016/2017 sezonunda yaşanacak ikinci bir fiyaskoyu daha ne Galatasaray camiası ne de Galatasaray taraftarı kaldıramaz! Dolayısıyla da her anlamda yepyeni ve bambaşka bir takım yaratmak zorundaydı yönetim.